İznik Ultra Maratonu 80K yarışma raporu

İznik Ultra 2016 Yarış Raporu

Yazar Derya DUMAN | PEYZAJ MİMARI | DOĞA REHBERİ

Koşmak söz konusu olunca keyifler yerine geliyor doğrusu, mesafeler biranda kısalıyor, yarışın  nerede olduğu önemli değil. Dostlar ve doğa ile iç içe olmak keyfi işte koşuların en sevdiğim tarafı bu.

Mart ayın da Runatolia ile başlayan koşu serüveni hemen ardından gelen Nashira Ultra Maratonu 80K  ve şimdi de İznik ultra Maratonu sezona kesinlikle hızlı ama gülerek ve güçlü bir başlangıç yaptım.

Geçen senelerde bu kadar yoğun bir yarışma programı olmadığını düşünürsek Ülkemizde giderek artan koşu sevdası ve bu konuda emek harcayarak Bizlere güzel rotalarda koşma fırsatı sunan bir çok organizasyon daha ne olsun. Doğrusunu söylemek gerekirse bunca zor işi başaran ve Bizlere bu güzel parkurlarda koşma fırsatı sunan arkadaşlara ne kadar teşekkür etsek azdır. Sanırım daha öncede söylediğim gibi koşmak işin en kolay kısmı ama yarışma öncesi harcanan ciddi emekler ve sıkı bir antrenman periyodu ile yarış Sizler için harika bir ödüle dönüyor. Doğrusu Benim koşulara bakış açım bu şekilde. Eğlenerek sonuca ulaşmak.

Gelelim bu sene ki İznik Maratonu Macerama.

Dostlar sordular niye 130K değil diye öncelikle ona bir açıklık getireyim. Mart ayı ile başlayan koşu sezonuna bir de yoğun bir şekilde arazide yaptığımı keşif ve gezi çalışmaları eklenince neredeyse Nisan ayı boyunca hiç durmaksızın hareket etmek durumunda kaldım.

Öncelikle Çankırı’da İncegeliş tuz yolu Kültür rotası çalışmasın da 4 günde 80km üzeri yürüyüş yaparak geçti. Devamında hemen iznik maratonu öncesi 2 gün süren Afyon-Kütahya-Eskişehir üçgeninde yer alan Frig Kütür rotası tanıtım çalışması süresince 40km civarı arazi yürüyüşü derken yarışa Kütahya’dan bir koşuşturmaca içinde gelmemden dolayı ancak 80K lık etapta koşabilecek motivasyon da hissettim kendimi. 130k koşmak istesem de yoğun geçen Nisan ayı buna müsade etmedi. Nede olsa Ağustos ayında katılacağım UTMB yarışına kadar Türkiye’de gidebildiğim tüm patika koşuları Benim için harika bir antrenman ortamı yaratacaktı. İznik te bu antrenman koşuları için harika bir parkur sunuyordu doğrusu.

iznikultra2016 (1)

Yarış öncesi hazırlıklara bir bakalım.

Ocak ayı ile başlayan her güne bisiklet ya da koşu içeren antrenmanlara havaların ısınması ile doğa da devam etmenin m0tivasyonu ve baharın verdiği enerji ile haftanın 7 günü devam eden antrenmanlar Nashira ultra maratonunda meyvelerini vermeye başlamıştı. Öncelikle Antalya’da koştuğum maratonu oldukça rahat bir tempo ile bitirmiş olmam devamında Nashira ultra maratonunda elde ettiğim yaş kategorisinde ki 3.lük. Doğrusu hiçbir yarışa derece için gitmesem de düzenli antrenman programı ve geçmiş yarışlardan edindiğim tecrübeleri bu yarışta çok güzel harmanlayıp kendi adıma bu maratonu keyifle bitirmeyi başarabildim.

Nashira ultra trail ardı antrenman programımda radikal bir değişiklik yaparak iznik ultra maratonuna kadar kendime tamamen fitness içeriği olan yeni bir program yazdım bu yarışa kadar sadece bir deneme koşusu dışında ne bisiklet ne de koşu antrenmanı yapmadan sadece fitness antrenmanları ile odak kas gruplarını güçlendirmek üzere antrenmanlarımı sürdürdüm.

Programın ne kadar işe yarayacağı ise İznik maratonunun o zorlu 86K lık etabı Bana gösterecekti.

Arzu eden arkadaşlara fitness antrenman içeriğimi dumanica@gmail.com adresine mail atmaları durumda kısa bir bilgilendirme maili gönderebilir.

2016 yılı UTMB yarışına kadar bir çok antrenman yöntemini katıldığım yarışlarda kendim üzerinde test etmek fırsatı buluyor olmak son derece faydalı oluyor Benim için. Keza 168kmlik bir parkur koşmadan önce bu parkur ile nasıl savaşacağınıza dair iyi ip uçları elde etmek büyük avantajlar sağlayacak Benim için.

iznikultra2016 (2)

Gelelim yarışmaya.

Cuma günü Kütahya’nın o harika ormanlarını geride bırakıp İznik istikametinde 3 saat sürecek yolculuğuma çıkıyorum. İznik’te bu sene yine kamp alanında kalmayı hedefliyorum. Geçen sene kampta kalmaktan büyük keyif almıştık doğrusu. Sevgili Eşim Arzu ile kampta çok güzel dostlar edinmiş çok güzel vakit geçirmiştik. Bu sene de bir çok koşu dostu ile kamp alanında konaklama için İznik gölünün o müthiş manzarasında kalmak Bana yarış öncesi büyük motivasyon sağlayacak.

Yarışma öncesi gerekli kontrollerimi yaptırıyorum ve yarışma kitini alıp, koşu dostlarını görüp biraz sohbet ettikten sonra çadırımı kurup yarış için hazırlıklarımı tamamlıyorum. Akşam kendi hazırladığım karbonhidrat ağırlıklı yemeğimi yiyerek çokta geç olmadan dinlenmeye çekiliyorum. Her ne kadar kamp alanında geçe yarışı 12:00 da start alacak 130K koşucuların heyecan dolu sohbetleri devam etse de esen rüzgarın ve gölde ki dağların seslerine odaklanarak rahat bir uykuya çekiliyorum.

Yarışma sabahı

Saatimiz 6:00 gösterirken kalkıyorum. Komşu çadırda Ankara’dan sevgili dostum Ergün ve Mustafa var. Birlikte yine sıkı bir kahvaltı yapıyoruz. Yarışma öncesi kahvaltı oldukça önemli Benim için. Protein destekli ve karnımızı fazla şişirmeyecek besinleri tüketip yeteri kadar sıvı alıp 7:30 da kalkacak ve Bizleri Orhangazi’ye götürecek otobüse yetişmek için son hazırlıklarımızı yapıyoruz.

45 dakikalık bir otobüs yolculu ardından Orhangazi’deyiz. Ortalık yine oldukça renkli. Koşucu dostlar bir arada artık bir çoğu tanıdık olduğumuz bir sürü arkadaş bir arada saatin 9:00 olmasını ve yarışın başlamasını bekliyoruz. Belki de bir çokları için heyecanın doruk noktasında olduğu start işaretinin verilmesi ile başlıyoruz Bizi bekleyen 86Km lik etaptan eksiltmeye.

Yarışın ilk 5km si Orhangazi içinde ve iznik gölü kıyısına doğru devam ediyor. İlk grup ile çıkış yapıyorum bir türlü sevemediğim asfalt etaplarını hızlı bir tempo ile geçip iznik gölü kıyısında koşmaya başlayınca yarış Benim için başlamış oluyor. Start noktasından itibaren Ergün arkadaşım ile yol kat ediyorum. İlk defa bir yarışta  belki de tek başıma koşmayacağım. Sölöz’e kadar olan 19km lik kısım oldukça düz ve zeytin ağaçları arasından keyifle koşmamıza olanak sunacak rahatlıkta. Bu arada güzel bir dere geçişinin de olduğu yarışın 15. Km si yarışa yeni katılanlar için güzel bir sürpriz. Bu sene geçen sene olduğu gibi ayakkabımı çıkartmak ile uğraşmıyor basıyor geçiyorum serin serin akan dereden. Böylece  ayaklarımı da serinletmiş oluyorum. Sölöz’e geldiğimizde henüz kahvaltının verdiği enerji çokta etkisini kaybetmediği için gereği kadar sıvı alıp fazla zaman kaybetmeden yolumuza devam ediyoruz.

Sölöz’den sonra Narlıca’ya kadar oldukça keyifli bir orman parkuru Bizleri bekliyor. Kimileri için korkulu rüya olan ama benim için oldukça büyük bir keyif ile koştuğum yokuş etapları başlıyor. Özellikle antrenmanlarımı uzun süredir yurt dışında koştuğum TDS ve CCC parkurlarına göre yaptığımı düşünecek olursak (TDS 7500m CCC 6100m irtifa içeren yarışlardır) bu yarışta ki yokuşlar Bana ilaç gibi geliyor. 86Km boyunca 2500m civarında tırmanış yapacağımız bu rotada en çok tırmanış etapları hoşuma gidiyor. Tırmanırken dinleniyor ve birçok koşucuyu geçebiliyor olmam motivasyonumu arttırıyor. Narlıca’ya son 4km kala oldukça dik bir patikadan inişe geçiyor olmamız burada önümüzde koşan birkaç yarışmacıyı geçme fırsatı sunuyor Bizlere. Geçen senelerde yapmış olduğum iniş antrenmanları ve fitness çalışmaları ile iniş performansımı oldukça yükseltme fırsatı buldum. Daha önce oldukça temkinle indiğim dik yokuşları artık çok daha rahat bir tempo ile dizlerimi zorlamadan koşarak inebiliyor olmam Bana avantaj sağlıyor.

iznikultra2016 (3)

Foto: Aykut Üstündağ – Teşekkür ederiz…

Narlıca istasyonu 35. Kmde. Bu noktaya geldiğimizde biraz daha ciddi bir beslenme ile acıkan karnımızı ve enerji ihtiyacı duyan bedenimizi beslemeyi ihmal etmiyoruz. Geçen sene bu noktadan sonra Müşküleye kadar olan asfalt etabın yarışmadan çıkartılıp yerine harika ama bir o kadar da zor zeytin ağaçları arasında geçen oldukça dik inişlerin olduğu etabı görme şansımız oluyor. Bir çok koşucu arkadaşın yarışın bitiminde bu etap hakkında oldukça olumsuz şeyler söylemelerine şahit olmama rağmen Ben bu parkurda kendimi kuş gibi özgür hissediyorum. Hızımı kesmeden yoluma devam ediyorum. Yolumuz üzerinde önümüzde devam eden Raidlight takım arkadaşım Kemal abiyi yakalayıp geçiyorum. Bu noktadan sona yarışa uzunca bir süre 4. Sırada devam ediyorum.

Müşküle’ye vardığımızda yine istasyonda bizi karşılayan takım arkadaşım Murat’ın bizlere ısmarladığı maden sularını içerek kendimize geliyoruz. Bu noktadan sonra artık yarış Benim için bitmiş sayılır, keza 45. Km yarışın yarısını geride bıraktık. Önümüzde Bizi bekleyen yine dik bir yokuş ve yokuştan daha öte giderek artan ve 30-35 dereceler arasında seyreden hava sıcaklığı var.  Bu durumu göz önünde bulundurarak yol boyu sıvı kaybından dolayı dehidre olmamak için bulduğumuz akar her suyu içerek yolumuza devam etmeye çalışıyoruz. Bu sene parkurda çok daha rahat bir tempo ile koşuyorum Hava sıcak olsa da gereği kadar sıvı tükettiğim için neredeyse hiç yorgunluk belirtisi yok. Bacak kaslarım oldukça muntazam çalışıyor. Herhangi bir çekme ve kramp durumu söz konusu değil. Birde özellikle 50. km’den sonra daha önceki koşularda yanlış ayakkabı seçiminden dolayı ayaklarımda meydana gelen vurulma ve şişmelerden bu sefer eser yok. Daha önce ki yarışmalar da kullandığım Salomon  modellerinin her birinde yarışın ilerleyen kilometrelerinde sürekli taban kayması (ayakkabının içinde ki taban)  problemi yaşadığımdan dolayı ayaklarım çok sıkıntı yaşamış Nashira ve İznik maratonunda bu sıkıntıları çözmek için “Asics Kahana” modeli ile koşarak en ufak bir problem yaşamandan yarışı sonlandırmış olmanın mutluluğunu yaşamıştım. Doğru ayakkabı seçimi bu işin belki de en önemli şartlarından birisi bunu bu iki yarışta iyice öğrenmiş oldum.

Müşküle’den sonra Süleymaniye noktasına kadar zemin oldukça güzel olmasına rağmen artan hava sıcaklığı Bizi ve koşan tüm koşucuları ciddi anlamda zorladı. Süleymaniye noktasında geldiğimizde oldukça ciddi anlamda su takviyesi yaptım. Bu arada arkamızdan gelen Sat komandosu arkadaşımız Bizi yakın takibe almış İstasyondan hareket etmeden hemen önce Bizi yakalıyor. Oldukça gayretle koşuyor olması ve böylesi uzun mesafeli zorlu bir yarışa ilk defa katılması taktir edilecek bir durum. Zaman kaybetmeden bir sonra ki Derbent istasyonuna doğru yolumuza devam ediyoruz. Derbent’ê kadar kalan son 30km de tempomu biraz düşürüyorum. Keza bacakları fazla yormadan ve sakatlık yaşamadan sonuca ulaşmak istiyorum. Bundan sonra yol sırt hattında ve orman içi güzel patikalardan Beni Derbent köyüne ulaştırıyor. Bu arada arkamızda sıkı takipteki sat komandosu arkadaşımız Bizi geçip gidiyor. Derbent istasyonuna geldiğimiz de ne önümüz de nede arkamızda kimselerin olmadığını görüyoruz. Ergün ile beraber kalan 25km lik etabı oldukça rahat bir tempo ile kendimizi zorlamadan yarışın keyfini çıkartarak tamamlıyoruz. Finish çizgisine yarışın başında başladığımız birlikteliği bozmadan birlikte ele ele giriyoruz. Bir yarışta daha dostluk kazanıyor. Benim içinde bir yarışı bir arkadaş ile koşmanın ne kadar motive edici ve keyifli olduğuna dair bir ilk oluyor.

iznikultra2016 (4)

Yarışma ardı madalyamı alıp çadırıma çekiliyorum. Bu sene kamp alanında maalesef düş ve tuvalet hizmeti olmamasından dolayı elimizi yüzümüzü gölde yıkayıp keyifli bir akşam yemeği yemeyi planlarken Sevgili Eşim Arzunun Benin için yarışın bitimine Beni karşılamak için Ankara’dan yola çıkıp İznik bin bir güçlükle gelmeye çalıştığını öğrenince bütün yorgunluğum bir anda gidiveriyor. Sevgili Eşim Arzu her ne kadar Ben finişten geçerken İznik’e ulaşmamış olsa da koşu boyunca her an yanımda kalbim de Benim ile birlikte idi. Arzu’nun gelmesini bekliyorum, Arzu’nun gelmesiyle birlikte İznik gölü manzaralı keyifli bir akşam yemeği yiyoruz.

Devamına Sevgili Soner’in evinde sıcak bir de duş alma şansı buluyorum. Duş ardı tamamen yenilenmiş bir şekilde çadırıma dönüp harika bir uyku çekiyorum. Sevgili Soner  – İnci çiftine misafirperverliklerinden dolayı teşekkür etmek isterim…

iznikultra2016 (5)

Ve yeni bir gün. Koşu ardı her zaman yüzüm güler. Yarışı bitirmek bir sonra ki yarışmalar için yeni hedefler koymak adına Benim için güzel bir motivasyon olur. Bu yarışta keyifle geçen bir 11 saat ardından sağlıkla bitti. Genel kategoride 5. Yaş kategorisinde (34-45) 3. olmanın mutluluğunu yaşadım.

Yarışma süresinde emeği geçen istasyonlarda Bizlere her türlü yardımı içtenlikle yapan tüm gönüllü dostlara parkurun hazırlanması süresince gece gündüz çalışan tüm yarışma ekibine canı gönülden teşekkür etmek isterim.

Yarışmanın benim için hiçbir eksisi yoktu. Netice de bu harika bir sportif aktivite. Kendimizi hırpalayıp, yıpratmak ve hırs yapmadan bitirebildiğimiz sürece böylesi güzel her yarışta koşmak Bana bir çok şey öğretecek. Eksileri artı yaparak yoluma devam etmeyi öğrenerek daha iyi yarışlar koşmayı ve bitirebilmeyi hedefleyeceğim. Raidlight Takım sporcusu olarak bu güzel yarışmaya katılan tüm sporcu dostlarımı tebrik etmek isterim. Seneye yeniden bir arada olmak üzere.

Sevgiler

RAIDLIGHT TAKIM SPORCUSU Derya DUMAN

Raidlight hakkında herşey  http://www.kosuyorum.net/default.asp

Nisan 2016

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s