2014 Cappadoccia Ultra Trail Yarış notlarım

2014 Cappadoccia Ultra Trail Yarış notlarım

2014 yılı yazında katıldığım The North Face UTMB CCC yarışı ardından Serkan – Sertan kardeşler ile konuşurken bu sene yapılması düşünülen Kapadokya Ultra trail’den bahsetmeleri oldukça sevindirmişti beni. Ülkemizde bu tarz yarışların sayısının gün geçtikçe artması gerçekten memnuniyet verici bir durum.

Bu konuşmaların üzerinde geçen 15 günün sonunda yarışmanın Kapadokyada 26 ekimde yapılacak olmasının duyurulması beni çok mutlu etti. Aynı hafta sonu katılmayı düşündüğüm Antalya yarı mesafe triatlon yarışı (yarı ironmen) programımı bu güzel yarışa katılmak için hiç düşünmeden değiştirdim. Sertan – Serkan gibi çok değerli ve tecrübeli iki ultra maraton koşu üstadının yapacağı bu yarışmayı gerçekten çok merak ediyordum. Raidlight takımı olarak yarışmaya katılıyor olmak ayrıca bir motivasyon kaynağı olacaktı benim için.

kapadokya-ultra-trail-60 (6)

UTMB CCC koşusundan sonra Türkiye dönüşü yoğun iş programı Kapadokya yarışına çok fazla hazırlanmama olanak sağlamamıştı doğrusu. Raidlight takımı olarak Fırat ve Muazzez ile birlikte üçümüzün bir arada olacağı ilk koşu olacağından bu koşu ayrı bir anlam taşıyordu benim için. Amacım 62K’lık parkuru keyifle koşup bitirmek üzerine kurulu idi. 62 Km parkurunu seçmemde ki en önemli sebep antrenmansız oluşum ve devamında 2 hafta sonra koşacağım Avrasya Maratonu öncesi sakatlanma riskini ortadan kaldırmak idi.

Yarışmanın yapılacağı hafta sonu gelip çattığında Cuma günü öğlen saatlerinde yola çıkmayı, Ankara’ya oldukça yakın olan Nevşehir – Ürgüp ilçesine erken ulaşmayı hedeflememize rağmen ofisten ancak 17:00 gibi yola çıkmamız nedeniyle Ürgüp’e ancak akşam üzeri saat 20:30 de ulaşabiliyoruz. Yarışma alanına geldiğimizde parkura ait brifingin çoktan bitmiş olduğu ve daha fazla geçe kalmadan kayıt işlemlerimizi yaptırmamız gerektiğini öğreniyoruz. Kayıt işlemleri oldukça kısa sürede yapılıp gerekli ekipman kontrolleri tamamlandıktan sonra yarışma alanında bizler için hazırlanmış o enfes yemekleri tatma fırsatı buluyoruz.

İlk izlenimler benim için her zaman önemlidir. Yarışma alanını görünce kendimi bir an Fransa Chamonix’teki UTMB ortamında ki gibi hissediyorum. Her yerde harika koşu pankartları bir sürü değişik şehirlerden ve ülkelerden gelmiş sporcuların bir arada olduğu etkileyici bir ortam. Bu konuda yarışma organizasyonu oldukça başarılı. Yarışma alanında her türlü detay düşünülmüş. Yemekler çok güzel, kurulan çadırlar altında sporcuların kaynaşması için oldukça güzel olanaklar sunulmuş. Biz de öyle yapıyor bu harika yemeklerden tadıp bir gün sonra başlayacak yarışma için enerji depolarımızı dolduruyoruz. Devamında alanda yarışmaya katılacak arkadaşlarımız ile hoş sohbetler yapıyor ve geceyi sonlandırıyoruz.

kapadokya-ultra-trail-60 (1)

Bu sene Fransa’da katıldığım The North Face Ultra Trail CCC yarışması sırasında konaklamamızı bir hafta boyunca orman içinde kamp yaparak sağlamıştık. Orman içi kamp konaklaması CCC yarışması öncesinde son derece dinlendirici ve motive edici olmuştu benim için. Eşim Arzu ile Kapadokya yarışması öncesinden yine kamp yapmayı düşünüyoruz. Yarışmaya gelmeden önce harita üzerinde güzel bir kamp alanı belirlemiş olmamıza rağmen cumartesi günü yarışmanın saat 7:00 da başlaması nedeniyle kampımızı hemen fuar alanın yanı başında güzel bir cep parkı içinde çimlerin üzerine kuruyoruz.

Saatimiz 23:00 ‘ü gösterirken keyifli bir uyku çekmek üzere uyku tulumlarımıza giriyoruz. Sabah yarışma saat 7:00 da start alacağı için en geç 5:00’da kalkmamız ve kahvaltımızı çok güzel bir şekilde yapmamız gerekiyor. Yolculuk ve kayıt işlemleri sonrası dinlenmek için pek vakit kalmasa da kamp yapmak Beni her zaman bir sonra ki güne dingin ve keyifle başlamama sebep olmuştur. Yarışma gününe de dingin bir şekilde merhaba diyoruz. Hemen yanı başımızda ki ağacın altında ki piknik masasına yerleşip kahvaltımızı sıkı bir şekilde yapıyoruz. Bu arada Emre Ayar’da bizlere katılıyor. Birlikte yapıyoruz kahvaltımızı. Bu tür yarışmaların en sevdiğim tarafı aynı kafadan, kafa dengi spor ve doğa sever insanları bir araya toplaması nedeniyle tüm arkadaşların bir birleri ile çok sıkı dostlukları olması. Güzel bir kahvaltı her uzun koşu yarışı öncesi şart olduğu için Bizde sıkı bir kahvaltı yapıp enerji depolarımızı dolduruyoruz. Artık yarışma için son hazırlıkları tamamlama zamanı.

Bu yarışmada Raidlight’in Trail XP2 çantasını, koşu şortu, t-şörtü, baf ve çorabını kullanacağım yarışma boyunca. Daha önce test edip yarışmalarda kullandığım Raidlight şort, tşört, baf ve çoraplarından oldukça memnun kaldığım için bu yarışmada da bu ekipmanlar benim finishe ulaşmamda büyük kolaylık sağlayacaklar. Raidlight Trail XP2 çantamın ise ilk uzun koşusu olacak. Daha önce kısa birkaç arazi koşusunda test edip denemiş olmama rağmen böylesi uzun ve tempolu koşular ekipmanların verimliliğini test etmek için çok daha ideal oluyorlar. Çantanın hacminin bu mesafe için çok uygun olması vücut ile bir bütün oluşturması gereği kadar cep ve fermuarlı gözünün olması Trail XP2 ‘nin en güzel özellikleri.

Gerekli ekipmanları çantama yerleştirip kıyafetleri de giyip yarışa hazır hale geliyorum. Devamında tüm 110k ve 60k yarışmacıları start noktasında buluşuyoruz. Kamp alanından 3 dakika mesafede olmamız ise ulaşımı oldukça kolaylaştırıyor.

Start noktasında tatlı bir heyecan var. Yarışmaya katılım ise oldukça iyi. Bu sene ilk defa düzenleniyor olmasına rağmen Türkiye’deki tüm ultracılar ve yurt dışından katılımcılar ile start noktası renklenmiş.

Saatin 7:00 olmasıyla heyecan en yüksek noktaya ulaşıyor ve yarışma başlıyor. Yarışma boyunca amacım hedeflediğim 7 saatlik süreyi tutturmak. Keza antrenmasız oluşum yüksek tempo ile koşmam durumunda sakatlanmama ve yarışı bitirememe sebep olabilir.

kapadokya-ultra-trail-60 (4)

Ayrıca Kapadokya Ultra Trail tarihi kent dokusu içinde ve doğa ile iç içe koşulacak harika bir parkura sahip. Koşarken bir yandan da bu güzellikleri görebilmeyi hedefliyorum.

Ürgüpten start alan yarış Ortahisar – İbrahimpaşa – Uçhisar – Göreme – Çavuşin – Akdağ kontrol noktalarından geçerek yine Ürgüpte 62. Km sonunda bitiyor. Yarışma boyunca 1.850m irtifa kazanıyoruz. Özellikle seçilen bu rota boyunca Kapadokya’nın tarihi dokusu içinde o muhteşem peri bacaları, yeşil vadiler ve üzüm bağları ve meyve bahçeleri içinde keyifle koşma fırsatı buluyor olmak yarışmanın başından sonuna kadar sıkılmadan koşulmasını sağlıyor.

Yarışma boyunca az gibi görünse de, toplamda tırmanılan 1.850m lik irtifa kimi yerlerde oldukça dik iniş ve çıkışlarla koşucuları oldukça zorluyor. Uygun tempolar ile gidildiğinde parkurda koşmak kesinlikle bir sonraki göreceğimiz noktaya keyif ile ulaşmamızı sağlıyor. Parkurda ki görsel zenginlik anlatılmaz yaşanır cinsten. Her an dolu dolu koşmamıza vesile olan bu güzel parkurda özellikle kontrol noktalarında koşucular için verilen yeme içme desteği ise yurt dışı yarışlarında ki kadar güzel. Hatta daha da güzel diyebilirim. Destek masalarında ne ararsanız var tatlısından tuzlusuna. Yarışma boyunca her istasyonda istediklerimi rahatlıkla alıp yiyip içebiliyor olmam yarışma organiyasyonunun ne denli güzel olduğunun en güzel örneği.

Gelelim koşu sürecine…

Yarışmaya oldukça düşük bir tempo ile başlamak istesem de start ile büyük bir çoşku ile koşan grubun arasına bende katılıp ilk servis noktasına kadar yüksek bir tempo ile ulaşma şansına sahip oluyorum. Yarışma öncesinde Fırat ile birlikte koşmayı hedeflesekte Fırat’ın 4.kmlerde midesinde yaşadığı problemlerden dolayı temposunu düşürmesi gerekiyor. Bu süreçten sonra yola tek başıma ya da maratona katılan diğer arkadaşlarım ile devam etmeye çalışıyorum. Tempomu oturtup yoluma devam ediyorum. Özellikle yokuş etaplarında oldukça düşük hızlarda yürüyerek dinlenme fırsatı buluyor zemin düzeldiğinde ya da koşuya uygun olduğunda tempomu arttırarak yoluma devam ediyordum.

Vadi içlerinde yoğun bitkisel doku oldukça dikkatli bir şekilde koşmamızı gerektiriyordu. Dalların bir çok yere takılarak yaralanma riski yaratması karşısında dikkati elden bırakmamakta fayda var. Etrafımda ki olağan üstü güzel görüntülere dalıp ilk ana kontrol noktasına kadar geçen 10km lik kısmın nasıl geçtiğini anlayamadan İbrahimpaşa’da buluyorum kendimi. Servis masasında envayi çeşit yiyecek içek Bizleri bekliyor. Amacım kontrol noktalarında en fazla 3 dakika kalıp fazla soğumadan yoluma devam etmek. Gerekli ihtiyaçlarımı karşılayıp bir sonraki 25.km deki Uçhisar kontrol noktasına doğru koşmaya devam ediyorum. Bu noktaya kadar önümde sıkı bir tırmanış ve iniş var. Özellikle inişlerde bacaklara binecek yükün çok yıpratıcı olacağını bildiğimden tempomu fazla yükseltmeden kontrollü bir şekilde koşmaya devam ederek iniş etabını tamamlıyorum.

kapadokya-ultra-trail-60 (3)

Keza daha yarışın başındayız. Enerjimizi bir anda tüketmeden bacakları da fazla yormadan yolumuza devam etmeliyiz. Uçhisar’a ulaştığım da 25.km yi geri de bırakıp 2. Kontrol noktasına ulaşmış oldum. Bu noktaya kadar çok yüksek bir tempo ile koşmadığım için oldukça rahat gelebildim. Yine servis masalarından ihtiyacım olan sıvı ve enerji yiyeceklerinden yiyerek fazla zaman kaybetmeden yola devam ettim. Yarışın neredeyse %40’lık kısmını bitirmiş olduğum bu noktaya kadar oldukça rahat ve bacaklarımı yormadan geldiğim için tempomu biraz daha yükseltmeye kadar veriyorum. Bundan sonra ki rotamız daha ziyade iniş ve Akdağ etabına kadar çor zorlayıcı olmayan tırmanışlar içeriyor. Bu nedenle önümde ki 16 km etabı elimden geldiğince hızlı geçip Akdağ etabında kendimi fazla yormadan yoluma devam edebileceğim.

Uçhisardan sonra 3. Kontrol noktamız Göreme’de 34.km de. Koşuya öyle bir konsantre olmuşum ki 3. Kontrol noktasın yanında farkına varmadan geçip gidiyorum. Görevli arkadaşların uyarısı ile kontrol noktasına girip numaramı yazdırıyor ve bir şeyler yeyip içip, biraz da Aykut ile sohbet edip yoluma devam ediyorum. Göremeden sonra Akdağ’ın eteklerinden travers geçerek Çavuşin’e ulaşıyorum. Akdağın etekleri koşu için oldukça dikkat gerektiren ciddi eğim ve yüksekliklere sahip. Bir anlık dikkatsizlik aşağılara yuvarlanmanıza neden olabilir. Onun için bu geçiş esnasında adımları oldukça sağlam basıyorum yere. Özellikle bu gibi etap geçişleride baton kullanımı çok büyük kolaylık sağlıyor koşan sporcuya. Çoğunlukla katıldığım bu türde uzun dağ koşularında batonlarımı yanımda ayırmam, ama ben Kapadokya yarışında kendimi test etmek için baton kullanmak istemedim. Evet batonsuzda koşabileceğimi gördüm fakat bir sonraki yarışta batonlarım olmadan koşmayacağımı şimdiden söyleyim. Baton kullanımının artıları eksilerinden çok daha fazla…

kapadokya-ultra-trail-60 (2)

Çavuşin’de eşim Arzu ile karşılaşıyorum. Bu benim için çok büyk bir moral oluyor. Bu arada o vakte kadar kaçıncı gittiğimden habersizken Arzu genel sıralama da 8. olarak koştuğumu söyleyince şaşırıyorum. Önde giden bir sürü yarışmacı olduğunu düşünüyordum halbuki. Demek ki mola noktalarında verdiğim kısa molalar esnasında önde giden yarışmacı arkdaşlarımı geçmişim. Çavusin’den sonra son kontrol noktası olan Akdağ’a ulaşmak için bizleri bekleyen son büyük tırmanış’a doğru yoluma devam ediyorum. Motivasyonum çok iyi ve tırmanış etapları benim en sevdiğim etaplar. Keza bu esnada dinlenme fırsatı buluyorum. Kesinlikle çok daha rahat ve hızlı tırmanabiliyorum. İniş yapmaktansa tırmanış yapmayı tercih ediyorum.

Akdağ eteklerinden zirvesine iyi bir tempo ile tırmanıp sırt hattı boyunca hızımı arttırarak Akdağ kontrol noktasına ulaşıyorum. Bu noktadan sonra önümde sadece 12km kalıyor. Kalan kısmın neredeyse büyük bir kısmı iniş ve düz bir yoldan ibaret. Çok kısa mola ardından hiç zaman kaybetmeden devam ediyorum koşmaya. Bu noktada dik inişler var. Raidlight Tozluğumutakmadığım için ayakkabımın içi toprak doluyor. Bu nedenle iki notada ayakkabımı temizlemek için durmak zorunda kalıyorum. Bir kere daha bu tür yarışlarda tozluk kullanmanın ne kadar büyük avantaj sağlayacağını görmüş oluyorum. Akdağ inişinden sonra Ürgüp’e kadar önümüzde ki meyve bahçeleri içinde önümde giden 110k koçucuları 2 Fransız arkadaşı takip ederek devam ediyorum. Fakat bir noktada nasıl olduysa Fransız ikili 200m önümden bana el sallayarak geri dönüş yapıyorlar. Ne yazık ki 750m geride sağa dönüş işaretini kaçırmış ve yanlış yola girmişiz. Önümde ki arkadaşları takip etmenin, sağıma, soluma bakıp işaretleri takip etmemenin cezası 1.5km boşa koşarak ödüyorum.

Kalan son 7km boyunca 30k koşan Serkan arkadaşımız ile birlikte tempoyu fazla yükseltmeden finish tagını birlikte geçerek keyifle tamamlıyoruz. Hedeflediğim 7 saatlik süreyi 10 dakika ile geçiyorum. Keza iki noktada yaptığım toplamda 2km civarında hata nedeniyle bu süreyi geçmiş olmam oldukça normal. Yarışma sonucunda genel sıralamada 6. Yaş katagorisinde 2. olduğumu öğreniyorum. Şimdiye kadar koştuğum hiçbir yarışta derece amacıyla koşmadığımı söylemekte fayda var. Asıl amacım her katıldığım yarışta finishe ulaşmak ve ya bir önceki derece mi bir adım ileri götürmek. Ne güzel ki bu sefer 2. olarak bitiriyorum bu güzel yarışı.

kapadokya-ultra-trail-60 (7)

Yarışma ardında Ürgüp’ te bizi bekleyen oldukça keyifli bir kalabalık var. Finish tagı altında eşim Arzu ile hatıra fotoğrafları çektirip fuar alanında bizi bekleyen güzel yemekler ile kaybettiğimiz enerjimizi yeniden depolamak üzere yemeklerimizi yarışı bitiren arkadaşlarımız ile keyifle yiyoruz. Bu arada kontrol noktasına gelen 110k koşucularını da mutive ederek kalan 50km mesafeleri için destek olmaya çalışıyoruz. Yarış ardı 60k ve 30k koşucuları ile fuar alanında gelecek yarışlar ve Kapadokya yarışı hakkında konuşuyoruz. Katılan tüm arkadaşlarım rotanın ne kadar güzel ve etkileyici olduğundan bahsediyorlar. Anlaşılan seneye katılımın çok daha fazla olacağı bir yarışta koşacağız Kapadokya’da.

kapadokya-ultra-trail-60 (5)

Pazar günü ödül töreni öncesi ilkokul çocuklarımızın koşusunu izliyoruz tüm sporcular ve Ürgüp halkı ile birlikte. Devamında yapılan ödül töreni ile beraber tüm katagoriler de derece alan sporcu arkadaşlara harika ödüller ve madalyaları veriliyor. Ve bir hafta sonu daha Ürgüp’te keyif ile bitiyor. Artık Ankara’ya dönüş vakti. Dostlar ile bir sonra ki yarışa kadar vedalaşıp yolumuza devam ediyoruz …

Derya Duman

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s